Arıların Yok Olması Demek, İnsanlığın Sonu mu Demek?

<script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-1099843763188771"
crossorigin="anonymous"></script>
<!-- AnasayfaUstPC -->
<ins class="adsbygoogle"
style="display:block"
data-ad-client="ca-pub-1099843763188771"
data-ad-slot="3419208900"
data-ad-format="auto"
data-full-width-responsive="true"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script>

Çoğu insan için arıların varlığı rahatsız edicidir. 2020 yılında herkes eve kapanmaya alışmış olsa da karantinanın olmadığı günleri hayal edin, doğada bir piknik yaptığınızı ve yemeğinizin üzerine arıların konduğunu. Tek amaçlarının etrafta dolaşmak  ve formik asit yüklü iğnelerini rastgele insanlara batırmak olduğunu düşünürüz!

Formik Asit: Formik asit, HCOOH, tek karbonlu karboksilik asittir. Metanoik asit olarak da bilinir. Formik asit, karbonil karbonuna bağlı alkil grubu içermemesiyle en basit karboksilli asit özelliği taşır. Hem aldehit hem de karboksilik asit özelliğine sahiptir. – Vikipedia

Ancak gerçekte olan, arılar dünyamız için çok önemli yaratıklardır ancak hiçbir zaman hak ettikleri övgüyü almazlar.

Arıların Yok Olması Bizi Neden Etkiler ?

Bizim sofralarımızı süsleyen ve karnımızı doyurmamızı sağlayan yiyeceklerimizin % 90’ını sağlayan 100 mahsül türünün % 35’i arılar, kuşlar ve yarasalar tarafından tozlanır ( kaynak ). Aslında bu sorunun cevabı bu kadar basit.

Arılar, bitkilerin erkek organlarındaki polenleri ,aynı veya diğer bir bitkinin dişi organlarına taşıyarak aslında üremenin birincil aşamasını yerine getirilmesini sağlarlar.

2006’dan beri arıların nüfusu önemli ölçüde azaldı ( kaynak ). Pestisitler, hastalıklar, parazitler ve küresel ısınmaya bağlı kötü hava koşulları bizler için bu endişe verici düşüşe yol açtı.

Arılar tehlike altında mı?

Arı popülasyonu son yıllarda düşüş gösteriyor. Sayılarını korumak ve canlandırmak için 2017 (yedi Hawaii sarı yüzlü arı türü) ve 2018’de (paslı yamalı yaban arısı, Bombus affinis ) nesli tükenmekte olan listesine bazı türler eklendi  . Bu düşüşün birkaç nedeni var. Birkaçına bir göz atalım.

Arıların Neslini Bu Derece Etkileyen Şey Nedir?

Alında Arılar, başlıca önemli iki nedenden dolayı yok olma tehlikesindeler. Bunlardan birincisi tarım için kullanılan böcek ilaçları ve diğeri parazitlerdir.

2. Dünya Savaşı’nın sona ermesinden bu yana insanları doyurabilmek adına tarımda bir dizi teknolojik gelişme ve keşif meydan geldi tabi ki bu durum tarımda pestisit kullanımını katlanarak arttırdı.

Neonikotinoidler ;böceklerin merkezi sinir sistemini etkileyen, felç ve ölümle sonuçlanan yoğun pestisit kullanımı , arıların ölmesinde( kaynak ) önemli bir rol oynamaktadır. Bu arada arılar neonikotinoidlere maruz kaldıklarında bir şoka girerler ve eve dönüş yollarını unuturlar (Alzheimer’ın böcek versiyonu gibi). Tek başına yaşayamayan bu sosyal böcekler çeşitli sebeplerden dolayı ölümle yüzleşmek zorunda kalır.

Parazitler; Böcek ilaçlarının yanı sıra, Varrao akarları olarak bilinen parazitler arı dostlarımızın ölümlerinden sorumludur ( kaynak ). Varrao, yalnızca bir arı kolonisinde üreyebilir. Yetişkin ve genç arıları eşit derecede etkileyen kan emici parazitlerdir. Bu akarların yol açtığı hastalık, arıların bacaklarını veya kanatlarını kaybetmesine dolayısı ile ölümüne sebep olur.

Arıların Nesli Tükenirse Bunun Nasıl Bir Etkisi Olur?

Bitki çiçeklerinin döllenmesinde yaşanan problemlerden ötürü daha az meyve tutumu, dolayısı ile daha az mahsül üretimi meydana gelir. Buna bağlı olarak mahsül verimlerinin azalmasıyla dünya çapında bir kıtlığa yol açabilir. Tabi ki tarım sektörünün bağlı olduğu bir çok sektörde iş kaybına neden olur.Açlık ve yoksulluk çok yaygın olur. Ağaçlarda da üreme azaldığından dolayı daha az ağaç olacağı için toprakta su tutma kapasitesi düşer ve tatlı su kaynakları da kurumaya başlar. Daha az su ve azalan yiyecekle, insanlar susuzluk ve açlıktan ölmeye başlayacaktır. Ortaya çıkan sağlık sorunları ile doğurganlık da bir gerileme yaşanacak ve ardından üreme hızında bir düşüş olacaktır. Nihayetinde, birkaç yüz yıl içinde insan nesli yok olmaya başlayacak.

Bilim adamları, bal arılarının yaptığı işleri yapmak için robotik arılar yapmadıkça, böyle bir durumun sonucunda ölüme mahkum olacağız. Buna rağmen arıları kurtarmak için sert önlemler almadığımız sürece, gezegenin hayatta kalması giderek zorlaşacaktır.

YORUMLAR

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.