Mikrodalga Fırın Bakteri ve Mikropları Öldürebilir mi?

<script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-1099843763188771"
crossorigin="anonymous"></script>
<!-- AnasayfaUstPC -->
<ins class="adsbygoogle"
style="display:block"
data-ad-client="ca-pub-1099843763188771"
data-ad-slot="3419208900"
data-ad-format="auto"
data-full-width-responsive="true"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script>

Mikrodalga fırınların icadı, bizler için hayatı kolaylaştırmak adına önemli bir teknolojik gelişme oldu. Mikrodalga fırınlar neredeyse her evde bir tane bulunuyor. Mikrodalga fırınlar, yollarına çıkan herhangi bir şey tarafından yansıtılan, iletilen ve emilen yüksek frekanslı radyo dalgaları veya mikrodalgalar üretiyor. Talimatlara uyulursa bir mikrodalga fırının kullanımı aslında oldukça güvenlidir, ancak ne zaman mikrodalga fırınların kullanılacağı ve ne zaman geleneksel bir fırının tercih edileceğini bilmek oldukça önemlidir.

Bakteriler soğutulmamış gıdalarda çoğaldığından, soğutulmamış yiyecekleri mikrodalgada pişirmek sağlık sorunlarına yol açabilir. Mikrodalga ısısı eşit olarak dağılmaz, bu nedenle yiyeceklerimizi pişirirken soğuk noktalarla kalabilir ki bu durumu bir çok kez yaşamışsınızdır , bu da tam olarak sorunun başladığı yerdir.

Mikrodalgayı etli yiyecekleri pişirmek için kullanmamanız tavsiye edilir çünkü eşit olmayan ısı varsa mikropları ve bakterileri etkili bir şekilde öldürmez.

Dikkat edilmesi gereken ilginç bir nokta, bir mikrodalganın yiyeceği dışarıdan içeriye ısıtmasıdır . Culkin ve Fung tarafından yapılan çalışmada ısı ve radyasyon kombinasyonu yiyeceğe farklı şekilde nüfuz eder. Bu ısıtma şekli, yiyeceğin iç ceplerdeki mikrodalga ısısı ve radyasyondan etkilenmeden kalmasına ve böylece bakteriler ve diğer mikroorganizmalar için uygun bir ortam olarak kalmasına yol açar.

Salmonella salgını vakası

American Journal of Epidemiology’de yayınlanan bir araştırma , domuz etinin mikrodalgada yeniden ısıtılması nedeniyle meydana gelen bir Salmonella salgını ortaya çıkmıştı. Et gibi gıda maddeleri, pişirildikten sonra uzun süre buzdolabında bekletilirse, bakteri ve diğer mikroorganizmalar için çok uygun bir üreme alanı haline gelir.

Yemek hazırlarken eti yeniden ısıtmak için mikrodalga mı yoksa geleneksel bir fırın mı kullanacağınızı seçmemiz için bir takım durumları göz önüne almamız gerekir. Yiyecek birkaç saattir ortalıkta duruyorsa, fırında yeniden ısıtmanız önerilir.

Alaska’da bir halk pikniğinin ardından ortaya çıkan salmonella salgını şu şekilde tespit edildi. Piknik için Seattle, Washington’daki bir restorandan iki rosto domuz sipariş edildi. Ancak domuz eti geç geldi ve birçok kişi tarafından daha sonra yemek için eve götürüldü. Daha sonra insanların büyük bir bölümü bu eti mikrodalga fırınlarında yeniden ısıttı. Bir vaka kontrol çalışmasında yayılan bu hastalığın domuzdan etinin sonradan tüketilmek amacı ile ısıtma şekliyle ilişkili olduğunu gösterdi.

Çalışma, eti mikrodalgada yeniden ısıtan 46 kişiden 21’inin hastalandığını, geleneksel fırın kullananların ise hastalanmadığını gösterdi. Ayrıca 13 kişiden 11’i hiçbir şekilde yeniden ısıtmadan eti yemiş ve hastalanmıştır.

Mikrodalganın eşit olmayan ısıtması bir çok bakteriyi öldürür, ancak enfeksiyonun oluşmasına sebep olan bazı bakteriler hayatta kalabilir; bu şekilde yenilen etler doğru şekilde ısıtılmazsa enfeksiyonlara yol açabilir. Standart sterilizasyon prosedürleri bile gıdanın belirli bir sıcaklığa ve belirli bir süre ısıtılması gerektiğini belirtir. Mikrodalganın hızlı ısıtma yöntemi sterilizasyon amacına hizmet etmez, ancak bu genellikle yanlış yorumlanır.

Mikrodalgada ısıtılan çorbada bakteri varlığı tespit edildi

Mikrodalga fırın ile ısıtılan çorbada Escherichia coli ve Salmonella typhimurium’un dezenfeksiyon modelini kontrol etmek için Culkin ve Fung tarafından bir çalışma yapıldı . E. coli ve S. typhimurium kültürleri domates çorbası, sebze çorbası ve 3 beherdeki et suyuna aseptik olarak ilave edildi.

Mikrodalga fırın ile ısıtıldıktan sonra; çorbaların üç bölgesinde, yani üstte, ortada ve altta, herhangi bir bakteri suşunun hayatta kalıp kalmadığı test edildi. 3 katmandaki bakterilerin hayatta kalması için çizilen grafikler çok ilginç bir bulguyu gösterdi – en üst katmandaki organizmalar, düşük sıcaklığa rağmen en düşük hayatta kalma oranına sahipti. Orta katmandaki organizmalar orta düzeyde bir hayatta kalma oranına sahipken, en alt katmanda organizmaların en yüksek hayatta kalma oranı vardı. Sonuçlar üç çorba çeşidinde de benzerdi.

Sonuç olarak yazının başında da belirttiğimiz gibi mikrodalga fırınların ne zaman kullanacağını bilmek bu tarz enfeksiyonların önlenmesi açısından önemli bir konudur. Geleneksel fırınlar ile her zaman daha sağlıklı sonuçlar elde edersiniz.

YORUMLAR

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.